Reform yapmak neden zordur?

Yazar Halil Bezmen Resmi > Blog > Yaşam > Reform yapmak neden zordur?

Kolay olsaydı yaparlardı ve Amerikanın esas sahibi olarak hepsi milyarder olurdu.

Reform deyince aklıma Atatürk gelir. Atatürk deyince de aklıma reform gelir.

Zor iştir çünkü bir düzen değişikliğinin aynı anda herkesin çıkarına olması mümkün değildir. Olsa bile herkesin yararlanma derecesi eşit olamaz, yani birileri aslan payını kaparken bazıları da kırıntıları toplar.

Eskiden dünyada üst sınıf insanlar vardı ve bunlar askerlik ve din adamlığı gibi onurlu işlerdeydiler. Çiftçi, esnaf, zanaatkar, yazar, işçi, öğretmen vs gibi üretimde çalışmazlardı. Bir de soylular vardı: Dedem onlara ‘Aylaklar Sınıfı’ derdi. Sonra 18 inci yüzyılda üretenler üst sınıfları devirmeye başladılar ve kavgaların adını Komünizm, Sosyalizm, Kapitalizm, Faşizm, Demokrasi, Kadın hakları vesaire yaptık.

Bütün dünyada hep iki kutup olunuyor. Kutupların ismi önemsiz: Atatürk’ü sevenler sevmeyenlere karşı, sağcılar solculara karşı, cumhuriyetçiler şeriatçılara karşı vs. İsimlerin hiçbir değeri yok çünkü bakıyorsun iktidar olunca soldayım diyen parti elitist ve biraz faşist kararlar alıyor, muhafazakârım diyen ilerici bir sosyaliste dönüşüyor. Tek cümleyle bütün kavgaları özetle derseniz “Gücü elinde tutanlarla tutamayanlar paylaşım kavgası veriyorlar,” derim. Bütün dünyada reformlarda akan kanın ana sebebi budur.

Kavga önlenemez çünkü herkesin çıkarı eşit olsa da önceliğimiz aynı olamaz. Kişinin çıkarıyla ailesinin çıkarı aynı yöndedir ama bazen bir zamanlama konusu çıkar: Hangisi daha acildir? Veya kendi çıkarımız mı ailenin çıkarı mı daha önemlidir, diye düşünürüz. Örneğin askerlik süresinin kısalması veya uzaması da kız veya oğlan sahibi ailelere çok farklı etki yapar. Televizyondaki bazı konuşmacılara dikkat edin. Eğer ikide bir “çok önemlidir,” diyorsa, o kişi önceliklerini seçmeden yaşamaktadır, yani tavuk sınıfındandır: Onun için gagasının ulaşabileceği mesafedeki her şey o an için en önemli olandır.

Ekonomistlerimiz için Türklerin en büyük sorunu enflasyondur. Hastanede çalışan hemşirenin önceliği virüse yakalanmamaktır. Milyonlarca emekçimiz için bir numaralı öncelik işini kaybetmemektir. Önem sırasına öncelik adını veririz.

Bir şeye önemlidir demek anlamsızdır çünkü yeryüzünde var olduğuna göre önemsiz olamaz.  Biz sadece neyin DAHA önemli olduğunu öğrenmek isteriz ki, önceliğimizi ona verelim. Kavgalar işte bu öncelik farklılıklarından doğar çünkü kaynaklarımız kıttır ve önemli bulduğumuz her şeye yetmez. Akıl en önemli birkaçını doğru seçmektedir.

Hedef bu çıkar kavgasını önlemek değildir çünkü önlenemez. Zaten doğaldır ve üstelik çok da yararlıdır. İnsanların farklı öncelikleri uğruna birbirileriyle mücadelesinin esas adı ‘Rekabettir’. Başarı. ‘Önceliklerin seçimi’ denilen bu çıkar mücadelesine şiddet kullanmadan devam edebilmektedir  Önlemek değil, akıllıca yönetmek!

Reformlar peş peşe yapılınca adı ‘Devrim’ olur ve genellikle kanlı veya çok kanlı olur, yani iç savaş yaşanır ve kardeş kardeşi öldürür. Fransız Devrimi, Amerikan İç Savaşı, Rus ve Çin Komünist Devrimleri, Alman Faşist Devrimi, İran Ayetullah Devrimi, vs. Atatürk’ün özelliği devrimini kansız yapabilmiş olmasıdır. Bizim coğrafyamızda, değil kocaman bir devrimi, birkaç reformu bile şiddet üretmeden yapmak zordur.  

Reform yapmak neden zordur?” hakkında bir düşünce

  • İsmail Demiray

    Mustafa Kemal’le ilgili düşüncelerinize katılıyorum Halil bey. Müslüman coğrafyalarla ülkemizi karşılaştırmak yeterli olacaktır yaptıkları için. Gördük işte son 22 yılda yaşananları. (Onlarda haklı kendilerince. Zira Cumhuriyet tarihinde ilk defa tek başlarına iktidar oldular ve baktılar bütün köşe başları tutulmuş, ne vardı; madenler, ormanlar, KİT’ler onları sattılar, duble yollar, inşaat sektörü vs. Kendi sermayelerini yaratıyorlar) Saygılarla üstadım.

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir