Erkekler Ne İşe Yarar?

Eskiden biz erkekler “Kadınlar ne işe yarar?” diye konuşurduk. Bu soruda kadınları küçümseyen bir ses tonu da sezmek mümkündü. Derken günün birinde şaşırtıcı bir şey öğrendim. On iki yıldır İsviçre’de okuyordum ve 1962 de yirmi üç yaşındayken Zürih Teknik Üniversitesinden mezun oldum. Kız arkadaşım İşveç’li olduğu için İskandinavları iyi tanır olmuştum. İki yıllık Yedek Subaylık için İstanbul’a dönmeden önce birkaç hafta tatil yapmam için dedem ve babam bana iki maaş tutarında bir para verdiler. Önce Fransızca ve sonra da Almanca ders veren okullara girerken hazırlık sınıflarında zaman kaybetmediğim gibi iki kez de sınıf atlamıştım. On iki yıl süresince yaşıtlarımdan fazla çalışarak alın terimle aileme döviz tasarruf ettirdiğim için, bu ikramiyeyi kazandığımı söylediler. Aile kültürümüzde öğrenciye ikram yapılmaz, aksine sürünmesi için özel programlar uygulanır ‘İtin ayağını taştan mı sakınacağız?’ denirdi.

Kız arkadaşımla vedalaştığım günlerde öğrendim ki ‘İsveç’te annelerin yüzde elli beşi ‘bekar anneymiş!’ yani çocuk sahibi kadınların yarıdan çoğu ya evlenmemiş ya da boşanmıştı. Yarıdan fazlası çocuğunu kocasız büyütüyorsa, ‘Erkekler ne işe yarar?’ sorusunun İsveç’te cevabı: ‘Önemli bir işe yaramazlar,’ olmalı.

İlginçtir, 2003 te dokuz yıl ABD de yaşadım ve orada da bekar annelerin toplamın yüzde elli beşi olduğunu öğrendim. İsveç’in yüzde elli beşlik  bekar anne oranı arada geçen kırk yıl içinde acaba kaça ulaşmıştır: %60? %65? Kim bilir?

Sonuç şu ki, sosyal devlet erkeğin birçok görevini üstlenmiş ve kadınlar çocukları tek başlarına büyütmeyi tercih eder olmuşlar. Sosyal devlet yalnız erkeğin değil, ailenin de işlevlerini üstlenmeye devam ediyor. Bir çok kadının ‘Of be! Ömür boyu bir erkeğe hizmet etmekten kurtuldum,’ dediğini veya yazdığını gördüm.

Devlet kadına destek verdikçe, kadının hakları artıyor. Bu artan kadar da erkeğin haklarından eksiliyor. Kadına direnme hakkı verilince, eşit olduklarını kabul etmeyen erkek direnmeyi bir saygısızlık olarak algılıyor ve çareyi şiddette arıyor. Şiddet ölüme kadar gidiyor. Kadın hakları arttıkça, kadına şiddet de artıyor. Bir sarmalın içinde sıkıştık kaldık.

Arılar, hayvanlar dünyasının en gelişmiş toplumudur ve çiftleşmeden sonra bütün erkekler öldürülür ‘Bir iki gün işe yarayacak diye ömür boyu ona hizmet etmem,’ diyor dişi arı. Biz arı değiliz, konuşabiliriz. Kızlar ve oğlanlar beraber büyüyüp, kavga etmeden tartışmayı öğrendikçe bu şiddet azalacaktır, bence.

Son yıllarda yastık altı altınlarını ekonomiye kazandırmak için çalışılıyor. Çok doğru bir düşünce ama tartışmalarda önemli bir noktaya değinilmediğini görüyorum: Altın kadının malıdır ve kaçmak zorunda kaldığında üstünde taşıyabileceği tek varlıktır. Türkiye’de kadın sık sık kaçmak zorunda kalır ve bu yüzden bizde kadının gözünde altının yalnız parasal değeri değil, bir de hayat kurtarıcı değeri vardır. Erkek şiddeti bugünkü seviyede kaldıkça kadın bileziklerini kolundan çıkarmaz.

Konumuz neydi? ‘Erkekler ne işe yarar?’ diye sormuştum, değil mi?  

Çizgi: Pawel Kuczynski

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.